Çoğumuz sokakta gördüğümüz o çocuklara acıyoruz ya…

Mustafa Mutlu
 
  Yazara ulaşmak için : mmutlu@gazetevatan.com
 
12 yaşındaki mendilci Ahmet’ten hayat dersi!
Dün 15 milyon öğrenci ders başı yaptı…
 
  Bilecikli Ahmet ise, Mecidiyeköy’deki Profilo trafik ışıklarında elindeki
  kağıt mendilleri satmak için yeşil ışığın yanmasını bekleyen araçların
  camlarını tıklatıyordu.
 
  “Sen okula gitmiyor musun” dedim, gerisi geldi:
 
  – İki sene önce dördüncü sınıfı bitirdim ve bıraktım.
 
  – Neden?
 
  – Babam hapse girdi…
 
  – Ne yaptı ki?
 
  – İnce iş… Şimdi anlatamam…
 
  – Annen neden çalışmıyor peki?
 
  – O da çalışıyor, aha orda… (Eliyle 10-15 metre uzakta kucağında bir
  bebekle dilenen kadını gösteriyor.)
 
  – Oooo, iyisiniz… Bu ışıklar sizin kontrolünüzde yani…
 
  – Kız kardeşim de cam siliyor…
 
  – Vay, vay, vay… İyi para götürüyorsunuzdur…
 
  – Üçümüz günd e 200-250 liradan aşağı toplamıyoruz…
 
  – Ayda 6 milyar eder…
 
  – Geçiyor… Ama pazar günleri çalışmıyoruz… Çünkü pazarları bu ışıklar
  tıkanmıyor. İş olmuyor. Ben de balık tutup satıyorum. Sana da getireyim
  mi?
 
  – Boş ver balığı, o kadar parayı ne yapıyorsunuz?
 
  – Birazını babama gönderiyoruz, birazını yiyoruz, yarısını da
  biriktiriyoruz.
 
  – Biriktirince ne yapacaksın, dükkân mı açacaksın kendine?
 
  – Manyak mıyım be abi, ne dükkânı… Araba alacağız. Babam hapse girmeden
  önce korsan (kaçak taksicilik) yapıyordu, büyüyünce ben de aynı işi
  yapacağım.
 
  – Ev almayacak mısınız?
 
  – Evimiz var, belediye verdi. Kâğıthane’de…
                                    ***
 
 
  Bu sırada ışık yeşile dönüyor ve arkamdaki araçların sürücüleri
  kornalarına abanmaya başlıyor… Ama muhabbet tatlı, Ahmet’le biraz daha
  konuşmak için arabayı iyice kenara çekiyorum.
 
  – Okulu tamamen bıraktın yani…
 
  – Okusam ne olacak ki? Benim öğretmen yirmi yıl okumuş, bin lira
  kazanıyor. Yaşanır mı o parayla? Hem ben her gün internete giriyorum, o
  yeter.
 
  – Bilgisayarın da mı var?
 
  – Niye olmasın ki?
 
  – Peki; arkadaşların okula giderken hiç mi üzülmüyorsun?
 
  – Önce üzülüyordum, ama artık sigara paralarını bile ben veriyorum. En
  zenginleri benim şimdi.
 
  Ahmet işin kolayını bulmuş, yolunu çizmiş; ne söylesem nafile… Vedalaşıp
  gitmek için hamle ediyorum, suratı asılıyor:
 
  – O kadar çene çaldık, bir beşlik bile atmayacak mısın?
                                    ***
 
 
  15 milyon öğrenci yine dersbaşı yaptı…
 
  Şanslı olanlar üniversiteyi kazanıp, öğretmen, doktor, mühendis olacak ve
  Ahmet’in dediği gibi ayda bin liraya talim edecek. Çoğu da işsizler
  kervanına katılacak.
 
  Ahmet ise o zamana kadar çoktan altına arabasını çekip, korsana başlamış
  olacak.
 
  Belki de işleri iyice yoluna girecek ve “filo” kuracak…
 
  Çoğumuz sokakta gördüğümüz o çocuklara acıyoruz ya…
 
  Bence asıl kendi çocuklarımızın geleceği için kaygılanmalıyız!


Kategori:Genel

Finansbank Kart Aidat Ücreti Kazığı

Bu yıl kartıma yansıyan 25TL kart aidat ücretinin iptalini istemek için müşteri hizmetlerini aradım. 3 aramamda hattan düşmeden müşteri temsilcisine bağlandım. Malesef isteğim hiç kibar olmayan bir dille reddedildi.

Üstelik kurban bayramından önce kartımı iptal ettirmek için aradım. iptal ettirdim. Beni geri arayıp 15TL puan yükleyerek kartımı geri açtılar. Kart ücreti yansıdığında arayıp kart ücreti için görüşebilirsiniz demişlerdi. Ama malesef kart ücreti yansıdıktan sonra diğer yüzlerini de gördüm. Kartı iptal ettirdikten sonra geri açtırdığım için pişman oldum. Bu yunan bankasına güvenmekle hata etmişim.

Finansbank, üniversite 1. sınıftayken üniversite kapısında önümüz kesilerek ücret ödemeyeceksiniz diye verilen karttan bile 25TL ücret alıyor.

Oysa iş bankasının 10 yıllık (18 yaş altındayken müşteri olmuştum.) müşterisiyim. Kartımdan hiç ücret almadılar. Hatırı sayılır bir limitim de var.

Son olarak kuveyttürk Kredi Kartı Kullanıyorum. Gerçek mânâda hiç bir ücret ödemiyorum.



Etiketler: , ,

Kategori:Genel

Fatih Akalan’ın Türkan Saylan ile ilgili bir yazısı

“Bizim istemediğimiz bir şeyin Türkiye’de olması mümkün değil.”

ÇYDD Başkanı Türkan Saylan kısa süre önce böyle söylüyordu.

“Biz” diye tarif ettiği bir topluluğun gücüyle konuşuyordu. Gündem başörtüsüydü. Saylan yasa çalışmalarına öylesine kızmıştı ki darbeciler tarafından idam edilen Adnan Menderes’i hatırlatmıştı;

“Menderes ne dedi? Odunu koysam mebus yaparım. Ne oldu sonuçta? Onlar ne oldu?”

Tehdit mi etmişti?

Belki…

Sonra İlhan Selçuk “biz” den bahsetti.

Ergenekon Soruşturması kapsamında gözaltına alınıp salıverildikten sonraki ilk yazısında şöyle diyordu Selçuk;

“Kimi yazar kendinden bahsederken ‘ben’ der, kimi yazar ‘biz’ diye yazar…

Hangisi yakışık alır?

“Biz, gittik, gördük” diye yazanlar, alçakgönüllülük yaptıklarını sanırlar; çünkü ‘ben ve benlik’ geride kalır…

Oysa krallar, sultanlar, padişahlar, imparatorlar da “Biz” diye konuşurlar…

Çünkü “Biz” derken bir kral ya da şah, yalnız kendisini değil, devleti ve tebaasını da vurgulamış olur…

Peki, bu kez kısa süren bir Emniyet-Savcılık macerasını anlatırken hangisini kullanacaktım?”

Selçuk kralların, sultanların, imparatorların kullandığı “bizi” tercih etmişti;

“Polisler benim evimi mi aramışlardı?
Bizim evimizi mi?

Benim ifadem mi alınmıştı?
Bizim ifademiz mi?

Sonra düşündüm:

Çok şükür ben ben değildim.
Biz bizdik”

Bizim bilmediğimiz bir “biz!”

ÇYDD Başkanı Ergenekon Soruşturması sürecinde tekrar ortaya çıktı. Tutuklamalardan “huzursuz” olduğunu açık açık söyleyen Saylan’ın sözleri oldukça ilginç.

Saylan şöyle diyor;

“Umarız bizi, bu yurdun gerçek sahiplerini, huzurlu edecek bir sonuç gelir.”

Vahim değil mi!

Yıllardır “biz” derken kendisini “yurdun gerçek sahibi” olarak gören bir zümreden bahsetmişler?

Daha vahimi;

“Yurdun gerçek sahipleri”, terör örgütü lideri olmakla, cinayet işlemekle, şiddet kullanarak hükümeti yıkmakla, halkı sokağa dökmekle, bombalı eylem yapmakla suçlanan kişilerin salıverilmesiyle “huzur” bulacaklarını söylüyor!

Üstünlük hastalığına kapılmış zümre “biz” diye başladığı cümlelerde ya tehdit ediyor ya hukuk dışına çıkılmasını istiyor.

Aba altından sopa değil darağacı gösteriyorlar. Güçlüyüz imajı çiziyorlar ama boşuna!

Çünkü onların istemediği milletin istedi çok şey oluyor bu ülkede;

Birkaç cesur savcı ve emniyet mensubu çıkıyor ve “bizden”, “yurdun gerçek sahiplerinden(!),” tek tek hesap soruyor.

fatih akalan

http://www.facebook.com/group.php?gid=30957285776


Kategori:Genel

YGS’ye kaç gün kaldı?

YGS’ye kaç gün kaldığını; hatta kaç saat, kaç dakika, kaç saniye kaldığını buradan öğrenebilirsiniz. YGS puan hesaplama


Kategori:Bilgisayar, Genel

YGS LYS Puan Hesaplama – iPhone uygulaması

http://ygs.nsgnc.com adresinde ygs ve lys için puan hesaplayabilirsiniz. Site iphone uyumludur. Ana ekrana ekle seçeneğiyle uygulama gibi açabilirsiniz. Safari açılmadan uygulama gibi açılır. Yanlışlıkla reklama tıklayın arkadaşlar 🙂